Silifke'de Yürürken
Silifke, Mersin'in bir ilçesi, ama, Mersin'e saatlerce uzakta, Toros Dağları'nın çevresinde, Göksu Nehri'nin geçtiği, Taşucu, Anamur gibi komşu ilçeleri ile farklı bir şehir. Frederick Barbarossa'nın, Selevkiler'in savaş alanlarından biriydi Silifke, uzun süre de, Selevkiler yönetmiş Silifke'yi.
Silifke'de çok yürümüştüm!
daha çocukken, Silifke Kalesi'ne tırmanmıştım, Silifke Kalesi, Toros Dağları'nı, Silifke'yi tepeden seyreden bir yerde kurulmuş. Göksu Nehri'nin akışını da -coşkun akar Göksu!- Silifke Kalesi'nden seyrederiz.
Silifke'deki yürüyüşlerim, çocukken, şehrin sokaklarında yaşadığım edebî hisleri de içermekteydi, şiir, Silifke'de vardır, öykü vardır, hatta biraz daha aşırı düşünülürse, roman da yazılır, Silifke'de.
Silifke, gücünden hiç yitirmedi, yıllar süresince. geçen yıllarda, Silifke'ye çok uğradım, Silifke sokaklarından geçtim. Göksu Nehri, yine coşkun akmaktaydı, çevresinde dinlendim, hatta, Silifke'de yaşamış atalarımızı hatırlayıp ağlasam mı, diye de sordum. Silifke, atalarımızın sürekli uğradığı, sürekli görüp gezmek istedikleri bir şehirdi. Göksu Nehri'ni seyrederken, bu geçmiş'i hatırlamak doğaldı.
Silifke, Atatürkçü, sosyal demokrat, çevreci bir halk'ın şehridir. halk, Silifke'de, temizdir, hassastır, içtendir, düşüncelidir, doğal koşullara yönelik bir hassasiyet taşır.
Silifke'de yürürken, Silifke Halkı'nın da, köylerde, Silifke çevresinde yaşayan Silifke Halkı'nın da, beni iyileştirici, tedâvi edici bir ruhsal koşul içinde yaşadıklarını hissetmiştim. Mersin'in yalnızlıklarından, gerginliklerinden, yanılgılarından uzaklaşıp Silifke'ye gelmek, insan'ı tedâvi ediyor, insan'a hakikâtleri, doğal koşulları, insanca yetenekleri hatırlatıyor.
Silifke'de yürürken, Silifke'nin endüstri ile, tarım ile, kıyı balıkçılığı ile, okullaşmış nüfûsu ile, tüm hayat koşullarının farkında idim. Silifke, Selevkiler'in neden merkezi olmuştur, anlıyordum, Silifke'de yürürken. Silifke, hâlâ, bir tarih merkezi olarak, yaşıyor, daha uzun asırlar, Silifke'nin dünya'ya bir anlam vereceğini de biliyorum.
SİNAN ÖNER
No comments:
Post a Comment