Sunday, August 2, 2009

Antalya'da Yürürken (19)

Antalya'da Yürürken
Antalya'ya, 1999'daki Marmara Depremi sonrası çok uğramıştım!
daha önce de, uğradım Antalya'ya, 1987'lerde, Antalya'ya, Fethiye'ye, Muğla'ya giderdim.
Antalya'da çok yürüyüş yaptım.
Kaleiçi, Konyaaltı, Lara çevresinde yürümek, Beydağları'nı izlemek, temiz sokaklardan, caddelerden geçmek, ağaçların arasında, tarih'i düşünmek, Antalya'nın geçmişinde gizlenmiş özelliklerini hatırlamak.
Antalya, bir tarih merkezi, bir siyaset merkezi, bir turizm merkezi, bir doğal zenginlik merkezi.
Antalya, insan'ın tarihi ile kavuştuğu merkezlerden biridir.
Antalya'da, şiir yazmadım, deneme de, roman da yazmadım. yalnızca, yürüyüp, izledim şehrin çevresini.
Kaleiçi'ndeki tarihsel eserlerin çevresinde kaldım, kahvaltılarımı Kaleiçi'nin bahçelerinde yaptım. Kaleiçi'ndeki teknelerin arasından geçtim, iskeledeki balıkçı teknelerini inceledim. Kaleiçi'nin Antalya'ya neler kattığını da sordum.
Lara, biraz daha ötede, kıyıda, Beydağları'nı öteden seyreden bir yer.
Lara'dan Konyaaltı'nı izlerken, Beydağları'nda kalmadığıma hayıflandım.
Antalya'daki yürüyüşlerimde, Selçuklu Devleti'nin eserleri beni hiç terk etmez, Alaâddin Keykubât'ın Antalya'ya verdiği değeri hatırlamadan geçip gitmek mümkün değildir.
Antalya'nın komşu illerine de uğrarım. Isparta, Muğla, Mersin, Karaman, Konya, çoğunda yürümüştüm. ama, Antalya'nın insan'da yarattığı izlenimler, öteki kıyı şehirlerinde yoktur, farkları algılamak da, tarihçilerin yeteneğidir, ödevidir.
SİNAN ÖNER

No comments:

Post a Comment