Konya'da Yürürken
Konya'ya son yıllarda çok uğradım, "çok" derken, geçmişe göre, Konya'yı daha çok düşündüm sanırım. Konya'ya mutlaka uğramak istedim, Muğla'ya ya da Kapadokya'ya giderken.
Konya'da, Konya Selçuk Üniversitesi çevresinde yürümüştüm. "raylı sistem"e geçmiş Konya, bu çevrede, ulaşımı "hızlı tramvay" ile sağlıyor. Selçuk Üniversitesi, kampüs kalitesi açısından, Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri. üniversite bahçesini de gezmiştim, bazı binâları inceledim.
Konya merkezinde yürümek de, büyük bir şans! tarihsel eserlerin arasında, insan, Konya'nın eski asırlarını hatırlıyor, Selçuklu Devleti'nin başkenti Konya'da yaşamak, Konya'da yürümek, bir sürü açıdan insan'a iyi gelmekte, insan'ın zihin yapısında yeniliklere neden oluyor.
Konya'daki "Mevlâna Müzesi"ni de ziyâret ettim, ama, ancak bahçesini gezdim, Müze'nin içini gezmek mümkün olmadı. "Mesnevî"nin bazı bölümlerini okumuştum, usta Şâir Mevlâna Celâleddîn Rumî, şiirlerinde, okurlarını, Dante gibi, Tanrısal bir deneyim'e kavuşturuyor, dünya'yı eleştirirken, hayat mucîzesi'ni sevgi ile arındırıyor.
Konya'nın câmilerinin çevresinde yürümüştüm. çoğu, ya Selçuklu Dönemi'nden, ya da Osmanlı Dönemi'nden kalma câmiler.
Konya'nın Meram ilçesini de gezmiştim. Meram, Konya'yı öteki şehirlerden farklı kılan bir merkez. doğal, tarihsel özellikleri ile, Konya'nın büyük bir devletin başkenti olma niteliğini -tarihin büyük bir gücü!- Meram'da keşfediyor insan.
Konya, Selçuklu Devleti'nin güçlendiği bir dönemde, başkent idi. ama sonra, Moğol İstilâsı, Konya Sarayı'nda tahribât yaratıyor, Selçuklu Devleti içinde fesât yayılıyor, Alaâddîn Keykubât, bir suikâst sonucu ölüyor. bir süre sonra, Babalılar İsyânı başlıyor, Selçuklu Devleti, otoritesini de, liderliğini de, manevî temizliğini de yitiriyor, bazıları Moğol kuvvetlerine teslim olurken, bazıları da, Bizans'a sığınıyor. Babalılar, ayaklanmalarının bir aşamasında, Osmanlı Beyliği'ne, öteki Beylikler'e kuruculuk yapıyorlar.
Konya, esnâf teşkilâtları ile, Osmanlı Dönemi'nde tarihsel değerlerini korumuş bir şehir.
Konya'da yürürken, Atatürk'ün Konya'ya verdiği değeri de, hatırlar insan. Atatürk, Konya'da, Mevlevî Dergâhı'nda, duâ ederken, Mevlevîler, Atatürk'ü selâmlıyorlar.
asırlardır, Mevlevî Dergâhı, yaşıyor. kâh Selçuklular, kâh Moğollar, kâh Osmanlılar, kâh modern Atatürk Cumhuriyeti, Konya'yı destekliyor, koruyor, Konya'yı dünya'ya örnek bir şehir, dünya'nın merâklandığı bir şehir özellikleri ile beziyor.
Konya'da daha sonra da yürümeyi tasarlıyorum, ama, önce Mesnevî'yi, Selçuklu Tarihi'ni, daha iyi koşullarda okumalıyım. Konya, bir kitap şehridir, bir kütüphâne, bir medrese şehridir.
SİNAN ÖNER
No comments:
Post a Comment