Van'da Yürürken
Van'a gittiğimde, çok gençtim!
Van Gölü kıyılarında yürümüştüm.
Van'a, Diyarbakır, Bitlis, Tatvan, Adilcevaz, Ahlât gibi şehirleri geçip ulaşmıştım.
Van Gölü, derin sessizliği ile, çevresinin sessiz ormanları ile, çevre şehirlerdeki sade yaşayışı ile beni etkilemiş idi.
Van, 1987'lerde, garip bir yalnızlık içinde yaşamaktaydı.
memûr akrabalarımın misafiri idim, memûr lojmanlarında kaldım bir süre.
Van Gölü'nden başka bir şey düşünmek istemiyordum!
ama, Van Gölü, "ketûm" olduğu gibi, "hareketsiz" bir göl idi. belki, Ahlât, Adilcevaz gibi çevre şehirlerdeyken, iyi hissetmiştim kendimi. ama, herhâlde en çok, Edremit iyiydi! Tatvan, Van Gölü'nün çevresinde tarihsel bir şehirdi.
Van'daki şehir gezintilerim, kendiliğindendi, esnâfların sade yaşayışlarına tanık olmuştum. Van'ın tarihi ile ilgili bir şey hissetmedim ilk anda, hatta, meselâ, Van'ın eski bir Ermeni şehri olduğunun da farkında değildim sanki.
Van'ın Erciş İlçesi'ne de uğramıştım, doktor bir akrabam vardı. Erciş, tam anlamıyla bir Doğu Anadolu şehri idi. sonradan, Erciş çevresinde Kırgızlar'ın yaşadığını öğrendiğimde, biraz şaşırdım sanırım, çünkü, bu tarihsel gerçeği, Frunze'de, Manas Üniversitesi Rektörü Profesör Süleyman Kayıpov'un yazdıklarından okumuştum. Profesör Süleyman Kayıpov da, bir edebiyat tarihçisi olarak, Van'da, Erciş'de kalmış, Kırgız köylerinde incelemeler yapmış, makaleler yazmıştı.
Van'ı, sanırım bir defâ daha gezmeliyim.
SİNAN ÖNER
No comments:
Post a Comment