Tuesday, August 4, 2009

Manisa'da Yürürken (25)

Manisa'da Yürürken
Manisa'ya onlarca defâ uğradım, ama, çoğunda, şehrin merkezinde yürümeden, Manisa'nın çevresinden geçtim.
Manisa'da yürürken, Sipil Dağı ile çevrelenmiş, büyük bir ova şehrinde olduğumu fark ediyordum. Manisa'da, Celâl Bayar Üniversitesi'ne uğramak için, önce şehir merkezinde yürümüştüm.
Manisa ile İzmir arasındaki yol'da, Manisa girişinde bir yerde inmiştim araçtan. bir süre çevreyi izledim. fabrikalar, okullar, sanayî siteleri, süpermarketler, binâlar, parklar.
Manisa merkezinde, ağaçların arasından yürürken, sanki hep Manisa'da yaşamışım gibi geldi!
hastahanelerin, evlerin arasından geçtim, camîilerin çevresinde oturup dinlendim.
Manisa'nın Tarihi, kuşkusuz, büyük bir tarih. Ege Uygarlıkları'nın, Beylikler Tarihi'nin, Osmanlı Tarihi'nin, Cumhuriyet Tarihi'nin merkezlerinden biridir, Manisa.
Manisa, "çiftçi sınıfı"nın, 1920'lerdeki deyimle, merkezlerinden biridir.
Manisa, İzmir'i saklar, İzmir, ötede bir yerde, bir körfez'de saklanmış bir heyûla gibidir, Sipil Dağı'nın ötesi yok gibidir, Manisa'da.
Manisa'da, hiç kimse yok gibiydi, ben yürürken. ama, sonra, birileri geldiler, çevrelerinden geçtim, Celâl Bayar Üniversitesi'ne ulaştım. farklı kampüsleri vardır, Celâl Bayar Üniversitesi'nin. birinde, ahbâplarım vardı, Profesörler.
öğle yemeğimi, öğrencilerin yemek yediği yemekhanede yemiştim, sonra kampüs bahçesinde bir süre dinlenmiştim.
Manisa Tarihi açısından, Celâl Bayar Üniversitesi, yeni bir olgu, yeni bir kurum, ama, Manisa'yı çok değiştirdiği izleniyor.
Manisa'da yürürken, yalnızlığımı da hissetmiştim.
SİNAN ÖNER

No comments:

Post a Comment