Monday, July 20, 2009

Eskişehir'de Yürürken (11)

Eskişehir'de Yürürken
Eskişehir'deki yürüyüşlerim de, bana çok yararlı olmuştur.
Porsuk Nehri'nin kıyısındaki yürüyüşlerim, geceyarısı bir konser dönüşü, üniversite kampüslerinden şehir merkezine yaptığım yürüyüş, Eskişehir'in merkezinde yaptığım yürüyüşler.
Eskişehir, sosyal demokrat, Atatürkçü bir şehir, bir üniversite şehri. geçmişte, bir sanayî şehri idi, Eskişehir.
şimdi, iyice sosyalleşmiş, bir zenginlik merkezi.
Anadolu Tarihi açısından da, Eskişehir'in ilginç özellikleri vardır.
Osmanlılar'ın, Bilecik, Kütahya, Eskişehir çevresinde devletlerini kurdukları anımsanır. Bizans ile Selçuklular, sonra da Osmanlılar arasındaki ilişkilerde, Eskişehir'in bir yeri vardır.
Eskişehir, geçmişte, "sosyal eleştiri" faâliyetleri açısından da ilginç bir merkezdi, sonra, şehirde kurulan üniversiteler ile, "sosyal eleştiri", daha bilimsel, daha akademik biçimlere kavuşmuştur.
sanayîleşme açısından, Eskişehir, "model" bir şehir idi. Zeytinoğlu Holding'in çabaları, Eskişehir'de, bir "işçi sınıfı"nın yetişmesinde rol oynamıştır.
Eskişehir'de yürürken, Eskişehirspor Kulübü'nün futboldaki başarılarını da anımsamıştım! 1970'lerde, Eskişehirspor Kulübü, dünya'ca bilinen bir futbol kulübü olmuştur.
Eskişehir, bir spor merkeziydi, spor merkezidir.
Eskişehir, aynı zamanda, "sinema eğitimi"nin merkezlerinden biriydi, geçmişte. Seçil Büker, Atillâ Dorsay, Mutlu Parkan, Nijat Özon gibi sinema uzmanları, Eskişehir'deki "Sinema TV Okulu"nda dersler vermişlerdi.
Eskişehir'de yürürken, bir yalnızlık da hissetmiştim!
"modernliğin yalnızlığı" mı, yoksa, gittikçe kişiliği tehdit edilen bir şehirdeki "zorunlu bir yalnızlık" mı, düşünmüştüm!
Eskişehir, elbette, gelecek açısından, hâlâ, kıymetli bir şehir.
SİNAN ÖNER

No comments:

Post a Comment