Monday, June 29, 2009

Frunze'de Yürümek (1)

Kırgızistan'ın başkenti Frunze'de yürüyeceğimi, ilkokul yıllarımda Sovyet Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov'un romanlarını okurken düşlerdim! Frunze, adını, Sovyet Generali, Atatürk'ün de, Kurtuluş Savaşı yıllarında misafiri olmuş, Mareşal Frunze'den almaktaydı. sonraları, Kırgızistan, 1990'larda "bağımsız" bir devlet olmayı kararlaştırdığında, Frunze'nin öteki adı Bişkek diye ilân edildi.
Bişkek'te, ya da Frunze'de yürümek, Anadolu şehirlerinden birinde yürümekten çok farklı!
binlerce ağacın şehri kapladığı Frunze'de, ağaçların arasında, 1920'lerde, Anadolu'ya, Atatürk'ü desteklemek amacı ile gelmiş Mareşal Frunze'yi anmak, Frunze'nin ziyâretini yanıtlamak, çok ilginç bir deneyimdir.
Mareşal Frunze, Bişkek kentinin kurucusu, Bişkek'te, Ruslar'ın, Kırgızlar'ın, Kazaklar'ın, Özbekler'in, öteki milletlerin, berâberce yaşayacağı bir başkent yaratmış. şehri ağaçlandırmış, Tanrı Dağları'nın kuşattığı bir "ormanşehir" inşâ edilmesine liderlik yapmış.
Frunze'de yürürken, Vladimir Lenin'in, İshak Razzakov'un, Kırgızistan'ın tarihsel karakterlerinin, büyük kadın şahsiyetlerin heykellerine, büstlerine rastladım. Kırgızistan Parlamentosu'nun çevresinde yer almış onlarca heykel, onlarca büst, onlarca tarihsel eser, Frunze şehrine, dünya'nın her yerinden "turist"leri, bilim adamlarını, siyasetçileri dâvet eder gibi, geliyorlar da!
Kırgızistan, Birleşmiş Milletler'in, Dünya Ticâret Örgütü'nün, Bağımsız Devletler Topluluğu'nun, "Şanghay Topluluğu"nun saygın bir üyesi.
Frunze, ya da Bişkek, çevre başkentlerin de sempâtisine sahip!
Taşkent, Alma Ata, Urumchi, Duşanbe gibi büyük yerleşim merkezleri, Frunze'ye sempâtilerini gizlemiyorlar.
Frunze sokaklarında, caddelerinde yürürken, Rus Halkı'nın kıymetli yurttaşları ile selâmlaşmak, Kırgız yurttaşların "doğal" davranışları ile heyecanlanmak, Kazaklar'ın daha "derin anlamlı" bazı davranışlarına şahit olmak, Özbekler'in "hassas" davranışları ile birarada yaşamak, daha da çoğu, mümkün!
öyle de yaşadım.
Kırgızistan'ın doktorları ile, öğretmenleri ile, sürücüleri ile, devlet adamları ile, esnafları ile, Profesörleri ile, işçileri ile, memûrları ile, aynı caddelerde yürürken, Sovyetler Birliği'nin tarihsel gücünü, anlamını, yarattığı atmosferi hissettim!
Frunze'de yürürken, Frunze'de yetişmiş ağaçların da, hayvanların da, öteki "maddî" şahitlerimin de, bana hiç de uzak olmadıklarını, beni çoktan beri dâvet ettiklerini fark ediyordum.
"yürümek" bahsine, Frunze'den başlamakta yarar görüyorum.
SİNAN ÖNER

No comments:

Post a Comment